SİNCAN HAPİSHANESİNDE TECRİTTEKİ HAKİM YILMAZ ERDEM'İN EŞİNİN MEKTUBU


Hüseyin Bey! Adınızı çok duydum. Sincan'da oldukça ünlüsünüz. 2003 Hacettepe Ü. mezunu uzman psikolojik danışmanım, rehber öğretmenlik yaptığım okulda Mersin valiliğinin "eş durumu" mazereti ile 31 Ağustos'ta açığa alındım. Eşim için tek başıma çırpınıyor ona umut aşılamaya çalışıyorum.
Eşim Yılmaz ERDEM, Hakim, Sincan 2 Nolu L tipinde tecritinin 27. gününde!!! En az 5 kilo kaybetti!!! Günde sadece 1 saat dışarı çıkarılıyor, yine yalnız çıkıyor! "Mektup yaz, çok ihtiyacım var" diyor, oysa mektuplarım verilmiyor, onun mektupları gelmiyor!!! Küf, rutubet kokuyormuş 'tek kişilik oda' dedikleri yer. Evet bana böyle diyor infaz koruma memurları. " Hücre değil hanımefendi! Tek kişilik oda. Tuvaleti de içinde!" Merak ediyorum Türk Hamamı da var mı acaba içinde!!!
21 Eylül'de Sincan T Tipinden Sincan 2 Nolu L Tipi ne sevk edilmiş eşim. Daha önceki yer değişikliklerinde olduğu gibi haber verilmedi! Öğrendiğimizde 3 gündür hücredeydi. Neden soruyoruz, cezaevi tüm emirlerin bakanlıktan geldiğini söylüyor!!!
En son 07.10.2016'da telefon görüşmesi yaptığım ve 13 Ekim 2016'da kapalı görüşte gördüğüm eşimin tecritte olmanın insan ruh sağlığı ve bedeni üzerindeki bilimsel olarak kanıtlanmış olumsuz etkilerini göstermeye başladığını tereddütsüz görmekteyim. Yalnızlığa mahkum edilmesi emrini verenlerin keyfi kararlarını kınıyor, içimin çaresizlikten sızlamasına (sessiz kalmak suretiyle bile) katkısı olmuş herkese lanet ediyorum.
7 yaşındaki küçük oğluma babalarla futbol etkinliğinde velilik yapan 9 yaşındaki büyük oğlumun gözlerindeki acıya ses verin lütfen!!!
Eşim ve ben siyasi dayanağı, gücü olmayan bir çiftiz. 'Tarafsızlık', 'bağımsızlık', 'etiketi görmeme', 'koşulsuz kabul' vb ilkelerimiz vardı yaşamımızda çünkü. Sonuçta yalnızız. Vardığım sonuç şu ki; her parti kendi tabanının, her gazeteci kendi meslektaşının, her dernek kendi ideolojisinin izindekilerin sesi oluyor, ihlal edilen haklarından bahsediyor😔 Görüyoruz ve duyuyoruz ki hakim-savcı yakınları birçok kapıyı yoklayarak sevdiklerini içerden çıkarmanın yollarını arıyorlar. Kimileri de buluyor ve çıkarıyor. Bu tarz çıkarılmalar içerdekiler için hem umut hem umutsuzluk kaynağı. Siyasilerden, güçlü bağlantılarından çıkarılma sözü almışlar için iyi, fakat gidecek kimsesi olmayanlar için pek fena. Tıpkı bizim gibi. Kamu çalışanı dört erkek kardeşi bile eşimi görmeye gelmiyor/ gelemiyor, ev hanımı ablası hakim kızı ve damadına bir şey olur korkusuyla cezaevine yaklaşamıyor. Emekli olmak üzere olan infaz koruma memuru babamın da tepkisi farklı değil. Elde var ben...
Hüseyin Bey! Eşimin tecritte umutsuzca ruh sağlığını yitirmesini istemiyorum. İçerdekiler sosyal medya paylaşımlarınızı duyuyorlar. Daha önce Mersin hakimi Suat Sonay ile ilgili bir paylaşımınız olmuştu. Eşim çok sevinmişti hücre komşusu arkadaşı adına. Yakınları dışında onları önemseyen birilerinin olduğunu duymaya ihtiyaçları var çünkü. Unutulmadıklarını ve yaşadıklarını duyurmaya çalıştığımızı bilmeye ihtiyaçları var.
Sizden açık ricam eşimin tecritine ilişkin de bir paylaşımda bulunmanız. Bunun onun için bir umut, sevinç kaynağı olacağına inanıyorum...

Reply · Report Post